Türkiye'de devlet çalışanları Asillere(!) 65 yaş sınırı uygulanırken, vekillere sınır yok. Sınır vekillere ve Liderlere de getirilmeli. Bir koltuğa oturan kalmak bilmiyor... Sonra iç kavgalar...
Türkiye’de milyonlarca kamu çalışanı ve işçi için devletin koyduğu çok net bir kural var: 65 yaş. Bir öğretmen, bir cerrah, bir hakim ya da bir mühendis ne kadar tecrübeli olursa olsun, 65 yaşına geldiğinde kanun gereği "Artık dinlenme vakti" denilerek emekli ediliyor. Gerekçe açık: Genç nesillerin önünü açmak ve dinamizmi korumak.
Peki, sormak gerekiyor: Ülkenin kaderini tayin eden, yasaları yapan ve geleceğimizi şekillendiren siyaset kurumu neden bu mantığın tamamen dışında kalıyor? Vatandaşa uygulanan 65 yaş sınırı, neden siyasetçilere de getirilmiyor?
Koltukların Yaş Ortalaması ve Değişmeyen Çehreler
Bugün Türkiye siyasetinin zirvesine baktığımızda, nüfusunun yaş ortalaması 33,5 olan dinamik bir ülkeyi, 70'li ve 80'li yaşlarındaki liderlerin yönettiğini görüyoruz. Şöyle bir dönüp bakalım:
-
Devlet Bahçeli 1948 doğumlu, 78 yaşında.
-
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 1954 doğumlu, 72 yaşında.
-
Özgür Özel 1974 doğumlu, 52 yaşında (Nispeten genç bir jenerasyonu temsil etse de sistemin genel yaş ortalamasını tek başına düşüremiyor).
-
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu 66 yaşında,
-
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan 56 yaşında,
-
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan 59 yaşında,
-
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu 67 yaşındadır.
Sadece liderler düzeyinde değil; TBMM çatısı altında 70 yaşını devirmiş, 4 ya da 5 dönemdir kesintisiz vekillik yapan isimlerin sayısı azımsanmayacak kadar fazla. Dijital çağın, yapay zekanın ve yeni nesil ekonominin konuşulduğu 2026 dünyasında, Z kuşağının hatta Alpha kuşağının dilini, beklentilerini bu yaş profiliyle yakalamak ne kadar mümkün?
Formül Net: 64 Son Şans, 65 Yaş Sınırı!
Çözüm aslında çok radikal, adil ve basit bir formülde saklı. Siyaset bir meslek ya da ömür boyu sürecek bir saltanat alanı olmaktan çıkarılmalı. Nasıl mı?
-
Vekillikte 65 Yaş Barajı: Bir siyasetçi en son 64 yaşında milletvekili adayı olabilmeli. 65 yaşına bastığı andan itibaren bir daha vekil adayı olamamalı. Aktif siyasette emeklilik yaşı kamuyla eşitlenmeli.
-
Parti Başkanlığında 70 Yaş Sınırı: Parti genel başkanlığı, doğası gereği daha fazla tecrübe ve kriz yönetimi gerektirebilir; kabul. Ancak bunun da bir tavanı olmalı. Parti liderliği için üst sınır net bir şekilde 70 yaş olarak belirlenmeli. 70'ini dolduran lider, koltuğu genç kadrolara devrederek "Onursal Başkan" veya "Akil İnsan" konumuna çekilmeli.
-
En Fazla 3 Dönem Kuralı: Koltukla kurulan duygusal ve maddi bağı kesmenin tek yolu dönem sınırıdır. Bir kişi hayatı boyunca en fazla üç dönem (yani ortalama 15 yıl) milletvekilliği yapabilmeli. Bu süre, bir insanın ülkesine katabileceği vizyonu ortaya koyması için fazlasıyla yeterlidir.
Siyaset Bir Meslek Değil, Bayrak Yarışıdır
Bu kuralların getirilmesi Türkiye'ye ne kazandırır?
Her şeyden önce, siyaset bir "geçim kapısı" ya da "statü koruma kalkanı" olmaktan çıkar, gerçek bir bayrak yarışına dönüşür. Gençlerin siyasi partilerde yükselme ümidi doğar. Kast sistemine dönen parti içi hiyerarşiler yıkılır. Meclis, sokağın gerçek yaş ve enerji ortalamasını yansıtır hale gelir.
Eğer 65 yaşındaki bir profesörün üniversitede ders anlatacak enerjisi olmasına rağmen emekli edilmesi "kamu yararı" olarak görülüyorsa, 75 yaşındaki bir siyasetçinin Meclis kürsüsünde ülkenin geleceğine yön vermesi de bir o kadar sorgulanmaya muhtaçtır.
Siyasette yenilenme, sadece söylemlerle değil, biyolojik ve yapısal kurallarla olur. Türkiye'nin geleceğini, geçmişin yorgun omuzlarına değil, geleceğin dinamik beyinlerine emanet etme vakti çoktan gelmiştir.